Miras Hukuku

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır, Süresi Ne Kadardır?

· Av. Caner Boyraz · 5 dk okuma
Mirasın Reddi Nasıl Yapılır, Süresi Ne Kadardır?

Bir kişinin vefatıyla mirasçılarına yalnızca mal varlığı değil, varsa borçları da geçer. Mirasçının bu borçlardan kişisel mal varlığıyla sorumlu tutulmaması için başvurabileceği en temel yol mirasın reddidir. Bu yazıda, mirasın reddinin kimler tarafından, hangi sürede ve hangi usulle yapılacağını Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerine göre inceliyoruz.

Mirasın Reddi Nedir, Kimler Reddedebilir?

TMK m.605 uyarınca hem yasal mirasçılar hem de vasiyetname ile atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Ret, mirasçının mirasbırakanın borçlarından kişisel mal varlığıyla sorumlu tutulmasını engelleyen tek taraflı bir irade beyanıdır; mirasçı ret beyanında bulunduğunda, o mirasçı hiç mirasçı olmamış gibi sonuç doğar.

Ret Süresi Ne Kadardır, Nasıl Hesaplanır?

TMK m.606 uyarınca miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Üç aylık süre kesin bir süredir; bu süre içinde ret beyanında bulunulmazsa miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır.

Mirasın Reddi Hangi Usulle Yapılır?

TMK m.609 uyarınca mirasın reddi, mirasçılar tarafından mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir; şarta bağlı veya kısmi bir ret beyanı geçerli kabul edilmez. Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılmış ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince tutulan özel kütüğe yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.

Borca Batık Miras Kendiliğinden Reddedilmiş Sayılır mı?

TMK m.605'in ikinci fıkrası önemli bir istisna getirir: mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras ayrıca bir ret beyanına gerek kalmaksızın reddedilmiş sayılır. Ancak uygulamada bu karinenin somut olayda gerçekten oluşup oluşmadığı (mirasbırakanın aczinin "açıkça belli" veya "resmen tespit edilmiş" olup olmadığı) tartışmalı olabilir; bu nedenle tereddüt halinde mirasçının üç aylık süre içinde ayrıca yazılı veya sözlü ret beyanında bulunması, ileride doğabilecek ispat yükü sorunlarını önler.

Tüm Mirasçılar Reddederse Ne Olur?

TMK m.612 uyarınca en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda alacaklıların alacakları karşılandıktan sonra arta kalan değerler varsa, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

Sık Sorulan Sorular

Mirasın reddi için mahkemeye gitmek şart mı?
Evet. TMK m.609 uyarınca mirasın reddi, mirasçı tarafından mirasın açıldığı yer sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır; beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir, hâkim bu beyanı bir tutanakla tespit eder.

Üç aylık ret süresi kaçırılırsa miras reddedilemez mi?
Kural olarak üç aylık süre geçtikten sonra miras reddedilemez ve mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır. Sürenin başlangıcı, mirasçının mirasbırakanın ölümünü (veya mirasçı olduğunu) öğrendiği ya da vasiyetle atanmışsa tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihtir; somut olayda sürenin kaçırılıp kaçırılmadığı mutlaka incelenmelidir.

Mirasbırakan borca batıksa mirasçı yine de ret beyanında bulunmalı mı?
TMK m.605/2 uyarınca mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras zaten reddedilmiş sayılır. Ancak bu karinenin somut olayda gerçekten oluşup oluşmadığı tartışmalı olabileceğinden, tereddüt halinde süresi içinde yazılı/sözlü ret beyanında bulunmak mirasçının haklarını daha güvenceli şekilde korur.

Miras paylaşımı, veraset ilamı ve tenkis davaları gibi diğer miras hukuku konularında detaylı bilgi için Kayseri Miras Hukuku Avukatı sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaylar için mutlaka bir avukata danışılmalıdır.